Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Marka Dünyası

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki| sonraki >
Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

Madonna

Madonna , (1958 - .... )
Gerçek adi Madonna Louise Veronica Ciccone olan Amerikali sanatçi, 16 Agustos 1958 yilinda Michigan’da Katolik bir ailenin 8 çocugundan biri olarak dünyaya geldi. Okul yillari boyunca piyano, bale egitimi alan yildiz, girisken yapisi ve kendini gösteren yetenegiyle sinifinda sivrilmeyi basardi.Her zaman için içinde bulundugu grubun lideri olmayi tercih ettigini belirten Madonna, özellikle dansa olan büyük yeteneginin kesfedilmesiyle birlikte Michigan Üniversitesinde dans egitimi almaya basladi. Henüz iki sene geçmemisken okuldan sikildi ve ünlü bir yildiz olma hayalleri ile New Yorka gitmeye karar verdi. Bir süre düsük ücretli islerle (bir tatli fabrikasinda çalisti. Bir restoranda garsonluk yapti ve koreografi asistanligi yapti.) yetinmek zorunda kalan Madonna, Times Square Dunkin Donuts gibi yerlerin alt kadrolarinda çalisti. Bu sirada Alvin Ailey ile Martha Grahamin dans grubuna katilarak bir çok dans gösterisinde isimsiz bir yüz olarak dans etti.80li yilarla birlikte ilgisi giderek danstan müzige kayan ve kisa süreli kasetlerle sarki denemelerinde bulunan ünlü sanatçi, bir taraftan gitar ve piyano dersleri alirken diger taraftan da kendi basina sarki sözleri yazmaya basladi. Yerel dans kulüplerinde sarki söyleyerek bir yandan da geçimini saglamaya çalisti. Atesli ses tonu ve yaramaz sahne gösterileriyle izleyenleri etkilemeyi basaran Madonna, 1982 yilinda DJ Mark Kaminsin destegiyle Everybody isimli bir demo-single çikardi.New Yorkun gece kulüplerindeki etkileyici sahne gösterimleriyle müzik çevrelerinin dikkatini çekti ve bu sayede ilk singlei olan Holidayi piyasaya sürdü. Sarkinin radyolarda dinlenmesi ve hatta Amerika TOP 20lere girmesiyle hizla yükselen Madonna, daha sonraki Lucky Star ve Borderline sarkilari ile yeni bir dünyanin kapilarini araladi.Bu sirada sarkilarina video yapilmasi ile birlikte kendini bütün dünyaya tanitma yoluna giden yildiz, Warner Brosun altinda Like a Virgin( 1984 ) albümünü çikardi. 1985 yilinda diger bütün sarkicilardan daha çok müzik yapan ve daha çok dinlenen bir sarkici sanatçi haline gelen Madonna, aykiri giyimi, dinsel ve yerel aksesuarlari ve örgülü basliklari ile özgün bir hava yaratti. Ayni yil içerisinde sinemaya da yönelen sarkici, vasati geçmeyen eglence filmlerinde rol aldi.Ilk olarak Vision Quest ve Desperately Seeking Susan adli filmlerde oynadiktan sonra siradisi tavirlariyla dikkat çeken aktör Sean Penn ile evlendi. Ertesi yil David Rabein Goose and Tom-Tom adli bir tiyatro yapiminda Sean Penn ile birlikte rol aldi. 16 Agustos 1985 tarihinde Californiadaki evlilik törenleri medya tarafindan büyük ilgi gören çift, 1986 yilinda Shangai Surprise adli filmde yeniden birlikte rol aldilar.1989 yilinda çikardigi Like a Prayer albümünün müzik videosunda yanan bir kalabaligin önünde dans edip, bir rahibi öptükten sonra vücudunda yaralar ortaya çikan ( stigmata ) Madonna, bu kliple birlikte büyük tepki topladi. Gelen talepler üzerine sponsorlugunu çekmek zorunda kalan Pepsiden sonra birçok TV kanali yaptigi anlasmalari feshetti. Skandallar serisine devam eden Madonna, 1991 yilinda Truth and Dare adli bir belgeselde oynadiktan sonra Sex adli bir kitap çikardi. Ertesi yil da Erotica albümünü tamamladi.1992 yilinda Time Warner ile 60 milyon dolarlik bir anlasma yaparak yildizligini tescillendiren Madonna, sinemaya her zaman için yesil isik yakacagini oynadigi Blue in the Face ve Four Rooms gibi filmlerle gösterdi.14 Ekim 1996 yilinda erkek arkadasi Carlos Leondan Lourdes Maria Ciccone Leon adinda bir kiz çocugu dünyaya getiren star, anne olmasiyla birlikte sakinlik ve huzurun hakim oldugu bir yasam biçimini benimsedi. Bu sirada Whos That Girl? (Kim Bu Kiz?) ( 1987 ) ve Body of Evidence (Kanit Vücutlar) ( 1993 ) adli filmlerin özgün müziklerine imza atti. 1996 yapimi Amerikan filmi Evita da Arjantinin efsanevi ismi Evitayi canlandiran Madonna, En Iyi Kadin Oyuncu (müzikal) dalinda Altin Kürenin sahibi oldu. Medya kültürünün en önemli fenomenlerinden biri olan Madonna, müzisyenligin yani sira çesitli filmlerde canlandirdigi aykiri tiplemelerle dikkat çekti. Tüm zamanlarin en çok is yapan ender yildizlardan biri olan yildiz, ruhunu kaplayan dinamikligi sarki sözlerine yansittigi kadar vücut diline de dökmeyi basardi. Gerek giyim tarzi gerekse de garip ve aykiri tavirlariyla her daim gündemde kalmayi basaran Madonna, yasadigi dönemin kültürel dönüsümlerini ve moda hareketlerini yakindan etkiledi.Kendini dinsel ve mitolojik ritüellere veren Madonna, Rupert Everett ile birlikte rol aldigi The Next Best Thing (Tatli Sürpriz) adli filmde Abbie adli bir yoga hocasini canlandirdi. Her ne kadar dingin bir yasam sürse de haraketlilikten ve degisiklikten ödün vermeyen yildiz, Lock, Stock, and Two Smoking Barrels adli filmin Ingiliz asilli yönetmeni Guy Ritchieden Rocco adinda bir çocuk sahibi oldu. Daha sonra Madonna ve Guy Ritchie Iskoçya Dornochda Skibo Kalesinde evlendiler.Madonna, dügün resimlerinin yayinlanmasi için milyonlarca dolar talep edince, Reuters herhangi bir paparazzinin Madonnanin dügününden birkaç poz yakalamasi halinde mutlu bir Christmas tatili yapacagini çünkü bu fotograflari almak isteyenlerin kolaylikla 150,000$ ödeyebilecegini belirtmisti.2000 yilinda birbirine çok zit iki ödül kazandi. En kötülerine verilen Razzie Ödüllerinde yilin en kötü kadin oyuncusu seçilen Madonna, ayni zamanda Ingiliz Cosmopolitan dergisinin seçtigi dünyanin en çok imrenilen 100 kadini listesinde 1 numara oldu. Son olarak Kod Adi Kiliç Baligi filminde rol alan Madonnanin aldigi bazi ödüller:MTVBest New Artist, VideoLike A Virgin (1984) American Music AwardsFavorite PopRock Female Artist (1985) MTVVideo Vanguard (1986) MTVBest Female VideoPapa Dont Preach (1987) International Music AwardsBest Female SingerLike A Prayer (1989) Grammy AwardsBest Longform Music VideoBlond Ambition Tour (1991) Rockbjörnen, SWEDENBest International Artist (1992) MTVBest Female VideoTake A Bow (1995) Echo, GERMANYBest Selling Female Artist (1996) Golden GlobeBest Actress - Musical or ComedyEvita (1997) MTV EuropeBest Female (1998) Grammy AwardsBest Short Form VideoRay of Light (1999) MTV EuropeBest Female (2000) Brit AwardsBest International Female Artist (2001).

Michael Jackson

Michael Jackson

Pop Müzik
Doğum Yeri : Indiana/USA
Doğum Tarihi : 29 Ağustos 1958

Michael Jackson müziğinin ötesinde dünya eğlence sektörünün ve onu besleyen batılı kitle kültürünün ortaya sürdüğü bir metadır.

Kariyeri : Babası Joseph, Michael Jackson’ın müzik ve dansa olan ilgisini fark edince, vaktini ve gücünü onun eğitimine ve gelişimine harcadı. Yoğun çalışmalar sonucunda 8 kardeş olan Jackson ailesinden Michael, Marlon, Tito, Jermaine, Jackie “Jackson 5” grubunu oluşturdular. 1964’de Jackson 5 profesyonel anlamda çalışmaya başladı. Bir yıl içinde Jackson kardeşler şarkılarını ve danslarını Harlem, New York’a taşıdılar. Harlem’in ünlü Apollo tiyatrosunda sahne alan Jackson 5 salonu doldurdu ve amatör şov yarışmasında birincilik ödülünü aldı. 1969 yılına kadar Jackson 5 konserlere ve gece şovlarına devam etti. Dönemin en başarılı r&b plak şirketi olan Motown’un kurucusu Berry Gordy’nin Jackson 5 grubunu dinlemesi ile grubun önü açıldı.Beatles’dan sonraki en hızlı çıkışı yakalayan Jackson 5 arka arkaya yaptıkları başarılı albümler ile kitlelerin ilgisini kazandı. Listelerde 1 numaraya çıkan hitler I Want You Back, ABC, The Love You Save ve I’ll Be There hala çalınan ve tanınan klasikler haline geldiler.

Artık tek başına
Motown kısa zaman içerisinde Michael Jackson’un solo yeteneklerini keşfetti. 1971-76 yılları arasında Got To Be There, Rockin’ Robin, I Wanna Be There, Ben single’ları yapıldı. Ardından Music&Me, Forever Michael ve The Best Of Michael Jackson solo albümleri piyasaya çıktı. Bu albümler ile Michael Jackson’un kariyerinin ne denli güçleneceği belli oldu.

Michael solo çalışmaları ile beraber Jackson 5 ile beraber çalışmaya devam etti. Grubun ilk üç albümleri Diana Ross Presents Jackson 5, ABC, Third Album piyasaya çıktı. Üçü de satış listelerinde ilk beşe kadar yükseldi. Albüm için çalışmadıkları dönemlerde kapalı gişe dünya turnelerine çıktılar. Alt grup olarak o sıralar tanınmayan Commodores isimli bir grup ile Lionel Richie eşlik ediyordu. Motown için 11 albüm yapan Jackson 5, 1976’da ilerleyen yıllarda Sony Müzik olacak olan CBS şirketi ile anlaştılar. Aynı yıl içine Motown, Jackson 5 Anthology karışık albümünü piyasaya çıkarttı. Jackson 5, Motown’dan ayrılana kadar 100 milyon albüm sattı.

The Jacksons Grup, ismini The Jacksons olarak değistirdi. Solo kariyerine başlamak için Jermain Jackson Motown’da kaldı ve yerine küçük kardeş Randy geçti. The Jacksons, daha önce olduğu gibi hit üretmeye devam etti. İlk albümleri The Jacksons’da yer alan Enjoy Yourself şarkısı single olarak bir milyondan fazla sattı. CBS televizyon kanalında yaptıkları bir gösteri ile kız kardeşleri Rebbie, La Toya, Janet ekranlarla tanıştılar.
Bu dönemde Michael Jackson kendini geliştirme imkanı buldu. Kariyerlerinde ilk kez kendi başına albüm yapma şansı yakaladı. Destiny albümü ile Michael Jackson hit bestecisi olarak da ün salmaya başladı. Albüm, iki milyondan fazla satıldı.

Off The Wall
1979’da Michael Jackson yetişkin bir sanatçı olarak ilk solo albümünü çıkarttı. Bu albüm ile pop müzik ve şov dünyasının öne çıkan bir tipi haline gelen Michael Jackson ilk Grammy ödülünü kazandı. Albümde yer alan single’lar Don’t Stop ‘till You Get Enough, She’s Out Of My Life ve Off The Wall, bütün listelerde 1 numaraya kadar yükseldiler ve milyonu aşan rakamlarda satıldılar. Off The Wall albümü Amerika Birleşik Devletlerinde 5; dünya genelinde 8 milyon dan fazla sattı. Solo kariyeri ile beraber The Jacksons ile çalışmaya devam eden Michael Jackson besteci ve yazar olarak gücünü platin albüm olan Triumph ile ıspatladı. Bu albümün dev turnesinde The Jacksons 34 şehirde konserler verdiler ve 5,5 milyon dolarlık bir turne cirosu elde etti. Atlanta Çocuk Vakfı için 100,000 dolar getiren bir konser verdiler. 1982’de Michael Jackson, Diana Ross için The Muscles şarkısını yazdı. E.T. (Extra-Terrestrial) albümü ile en iyi çocuk albümü olarak bir Grammy daha kazandı.

Thriller
1982’de yayınlanan Thriller albümünün ilk single şarkısı The Girls Is Mine (Paul McCartney ile düet), milyonu aşan satışları ile albümün yolunu açtı. Thriller, noel başında müzik mağazalarına girdi. Aynı günlerde radyo ve televizyonlara çıkan ikinci single Billy Jean ile albüm satışları birkaç hafta içinde bir milyonu aştı. Üçüncü single Beat It ile Michael Jackson ismi pop dünyasının dışına da taşındı. Rock müziğin efsane gitaristi Eddie Van Halen’in da çaldığı Beat It kısa zamanda rock radyolarında da boy gösterdi. The Jacksons, Motown’un 25 yıldönümü için hazırlanan özel televizyon şovu için tekrar bir araya geldi. Bu televizyon programında Michael Jackson tek başına Billy Jean şarkısını ve tarihe geçen Moonwalk dansını yaptı. Sadece Amerika içinde 50 milyon seyirciyi ekran başına toplayan şov, dünyada da milyonlarca televizyonda yayınlandı. 1983’de Thriller’ın satışları 10 milyonu geçti ve tarihte en çok satan albüm olarak rekorlar kitabına geçti. Bir başka rekor, Thriller klibi ile kırıldı. 14 dakikalık bu klip 900,000 adet satılarak en yakın takipçisini geride bıraktı. Albüm bir çok ödüle hak kazandı; 8 Grammy, 7 Amerikan Müzik Ödülü, 4 Siyah Altın Ödülü, 4 Amerikan Video Ödülü, 3 MTV Ödülü ve People’s Choice Award.

We Are The World
1984’de Michael Jackson ve kardeşleri Victory albümünü çıkarttılar. Thriller’ın sürmekte olan etkisi ile “Victory” çift platin oldu ve Jacksons’ın en çok satan albümü haline geldi. Uluslararası basının büyük ilgisi sayesinde Jacksons’ın Victory turnesi büyük ilgi gördü. Michael Jackson, bütün turne gelirinin bağışlanacağını ilan etti. Bunun üzerine Hollywood Ticaret Odası, yıldızlar geçidine Michael Jackson’un özel yıldızını ekledi. Kariyerinin bir başka başyapıtı olan We Are The World’u 1985’de Lionel Richie ile beraber besteledi. 40’dan fazla sanatçının katıldığı We Are The World, en çok satan single olma özelliğini hala koruyor. Single satışlarından elde edilen gelirin bir kısmı, Afrika’da hüküm süren açlık ile mücadele için harcandı. Michael ve Lionel, bu performanslarıyla Yılın Şarkısı Grammy Ödülü’nü kazandılar.

Bad
1987’de I Just Can’t Stop Loving You ile Michael Jackson tekrar dünya müziğinin gündemini belirledi. 31 Ağustos’da müzik mağazalarına giren albüm, müzik piyasasının gördüğü en büyük sipariş olarak tarihe geçti. Bir başka ilk: Albümde yer alan Man In The Mirror, The Way You Make Me Feel, Bad, I Just Cant Stop Loving You single’larının hepsi, listelerde 1 numarada kalmayı başardı. Michael, 127 konserlik dünya turnesine çıktı. Turne, 1989’un Ocak ayında 125 milyon dolarlık ciro ile Bad için üçüncü bir dünya rekoru kırmış oldu. Daha önce Thriller ile elinde tuttuğu En Çok Satan Klip rekorunu 94 dakikalık Moonwalker ile kıran Michael (1 milyon satış), 1989’da çıkan Michal Jackson…The Legend Continues ile (500,000 satış) eski rekorunu bir kere daha geçti. Bad ile Michael Jackson sayısız ödül ve ünvan kazandı. Dehasının bütün bu ödüllerden daha belirgin kanıtı, dünya çapında elde ettiği satış rakamlarıdır. Toplam 110 milyon albümü satılan Michael Jackson, Jackson 5, The Jacksons ve arada çıkarttığı solo albümleri de eklendiğinde, 210 milyonluk satış rakamlarına ulaşıyor.

Dangerous
1991’de MTV Video Vanguard ödülünün adı, sanatçının onuruna Michael Jackson Video Vanguard olarak değiştirildi. Bir ay sonra Black Or White yayınlandı ve 7 hafta boyunca 1 numarada kaldı. Albümünde yer alan single yine bütün listelerde en üst sıralara kadar yükseldi. In The Closet 6 numaraya, Jam 3 numaraya yükseldi. Albüm dünya genelinde 17 milyon adet sattı. Dangerous dünya turnesinde Michael Jackson, her gittiği ülkede bir numaralı gündem oldu. Sadece Japonya’da, 500,000 seyirci Michael Jackson’u izledi. 1993 yılında bütün dünya basını Michael Jackson’ın müziğini ve kliplerini yayınlıyordu. 27. Superbowl maçının devre arasında sahne alan Michael Jackson, 100 milyon Amerika’lıyı ekran başına toplayarak bir başka rekora imza attı.
Kitle kültürünün rantiyecileri 24 Şubat 1993’de 35. Grammy ödüllerinde Michael Jackson’un Yaşayan Efsane ödülünü verdi. 9 Mart’ta Soul Train Müzik ödüllerinde bir başka balon ödül olan Yılın Hümanisti ödülünü aldı.

Kylie Minogue

Kylie Minogue, 28 Mayıs 1968’de Avustralya, Melbourne’da doğdu. 80’lerin sonunda Avustralya’nın meşhur pembe dizisi ‘Neighbours’da rol alarak dikkat çekmeye başlayan Minogue, 1987 yılında bir bağış toplantısında Little Eva’nın “Locomotion” parçasını seslendirdiğinde plak şirketi tarafından keşfedildi ve ilk albüm anlaşmasını imzaladı. “Locomotion”, single olarak yayınlandı ve listelerde tam 7 hafta boyunca 1 numarada kaldı. İlk single’ın ardından Londra’ya uçan Kylie, alelacele yazılan single’ı “I Should Be So Lucky” ile İngiliz dinleyicilerin de ilgisini çekti. Kendi adını taşıyan ilk albümü, İngiltere listelerinde bir numaraya yükseldi ve yılın en çok satan albümü oldu.

1989 yılının başlarında, “Neighbours” dizisiden rol arkadaşı Jason Donovan’la yaptığı bir düet, “Especially For You”, İngiltere’de yine çok başarılı oldu. Aynı yıl çıkan ikinci albümü “Enjoy Yourself” de yine İngiltere’de takdir topladı.

1990 yılında yayınlanan “Rhythm Of Love” albümü, daha sofistike ve olgun bir albümdü. Kylie bu albümde kontrolü ele almaya ve seksi imajını ortaya koymaya başladı. INXS’in solisti Michael Hutchence ile yaşadığı ilişki de bu süreçte Kylie’ye epey yardımcı oldu.

1991 yılında Kylie 4. albümü olan “Let’s Get To It”i yayınladı. Albüm olumlu eleştirilere rağmen İngiltere top 10 listesine giremedi. Bu albümle birlikte kontratının şartlarını yerine getirmiş olan Kylie, bir “greatest hits” albümü yayınladı.

1994 yılında yayınlanan “Kylie Minogue” adlı albüm, farklı eleştiriler aldı. Albümde Pet Shop Boys ve M People gibi konuk isimler vardı. Dünya çapında 2 milyonun üzerinde satan albüm, “Confide In Me” ve “Where’s The Feeling” gibi single’lara ev sahipliği yaptı.
Bir önceki albümüyle Nick Cave’in dikkatini çeken Kylie, 1995 yılında “Where The Wild Roses Grow” single’ında Cave’le bir araya geldi. Bu single, Kylie’nin dans müzik yıldızı imajından biraz sıyrılmasına ve daha ciddiye alınmasına sebep oldu.

1997 yılında “Impossible Princess” adlı albümü yayınlayan Kylie Minogue, albümde Manic Street Preachers ile bir şarkıda biraraya geldi. Albüm, yine dans tarzındaydı ama her zamankinden daha fazla rock sound’u barındırıyordu.

1999 yılına geldiğimizde, Kylie Parlophone ile anlaştı ve 2000 yılında yeni albümü “Light Years”ı yayınladı. Albümden çıkan “Spinning Around” single’ı, listelerde ilk 10’a girdi. Albümde bir çok şarkının sözünü de yazan Robbie Williams ile söyledikleri şarkı “Kids” ise albümün dikkat çeken bir diğer şarkısı oldu. 2000 yılında Avustralya’daki konserleri 200.000’in üzerinde izleyici katıldı ve Kylie bu rakamla kendi ülkesinde bir rekora imza atmış oldu.

Kylie, 2001 yılında “Fever” albümünü yayınladı. Elektro-pop etkileri taşıyan albümdeki “Can't Get You Out of My Head” single’ı, Kylie'nin 15 yıl içindeki gelmiş geçmiş en büyük hit'i oldu. 6 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaşan albüm, Amerika’da da büyük bir başarı yakalayarak Kylie için bir ilk oldu. Kylie bu albümle birlikte 2003 ve 2004’te birer Grammy ödülü kazandı.

“Body Language” albümü, 2004’te yayınlanırken, albümün satışları iyiydi ama bir önceki albümün görkemini yakalayamadı. Kylie, 2004 yılının sonunda “Ultimate Kylie” adını taşıyan bir “greatest hits” albümü yayınladı. Albümde yer alan “I Believe In You” adlı yeni single’da, Scissor Sisters ekibiyle işbirliği yaptı.

2005 yılında “Showgirl” adlı dev turnesine yeni çıkmıştı ki, göğüs kanseri teşhisi kondu ve turneyi yarım bırakmak zorunda kaldı. Kylie bu hastalığı hızlıca yendi ve 2006 Kasım ayında turnesine kaldığı yerden devam etti.

2007 yılına girerken Wembley’de bir konser gerçekleştiren Kylie Minogue, yakında Nelly Furtado ile de düet yapmayı planlıyor.

NBA

http://www.schwimmerlegal.com/images/NBAlogo.gif

Basketbolu 1891'de Massachusetts'de beden eğitimi öğretmeni James A. Naismith geliştirdi. Amerikan futbolunu çok sert bulan Naismith, bir salonun karşılıklı iki duvarına sepet asarak yeni bir oyun oynatmaya başladı. Ama oyunda Amerikan futbolu topu kullanılıyordu. Başlangıçta dokuzar kişilik iki takımla oynanıyordu. Basketbol kısa sürede ilgi gördü ve hızla dünyanın öbür ülkelerine de yayıldı. Basketbol anavatanı Amerika'dan başlayarak yıllar boyu büyüye büyüye dünyaya yayıldı ve popüler spor dalları arasında kendine yer edindi. Bu spor kısa sürede ülkemizde de yayıldı ve büyük kitleler tarafından seyredilir hale geldi. Türk basketbolunun tarihsel gelişimi ve önemli anları ise şu şekildedir:

1904 Basketbol, ilk kez Robert College spor salonunda oynandı.

1921 Kayıtlara geçen ilk resmi basketbol maçı İstanbul Cağaloğlu'nda oynandı.

1927 İstanbul Basketbol Ligi kuruldu.

1936 Türk Milli Takımı, ilk milli maçında Yunanistan'ı 49-12 yendi. Türkiye, Berlin Olimpiyat Oyunları'na katıldı ve oynadığı maçlarda Şili'ye 30-16, Mısır'a 33-23 yenilerek ilk turda elendi.

1948 Naili Moran, Londra Olimpiyat Oyunları'nda final maçı yönetti.

1949 Kahire'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nı Türkiye dördüncülükle tamamladı.

1951 17 ülkenin katılımıyla Paris'te yapılan 7.Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye altıncı sırayı aldı. Türk hakem İzzettin Somer, Avrupa Şampiyonası'nın finalini yöneterek, bu alanda bir ilke imza attı.

1952 Türk Milli Takımı, Helsinki Olimpiyat Oyunları'nda İsviçre ve Belçika'yı yendi, Mısır ve İtalya'ya mağlup oldu.

1955 Turgut Atakol, 9. Avrupa Şampiyonası'nda final maçını yöneterek bu alanda tarihe geçen ikinci Türk hakemi ünvanını aldı.

1956 Melbourne'da yapılan 5. Dünya Kongresi'nde Turgut Atakol FIBA Teknik Komitesi'ne seçildi ve bu görevi 20 yıl aralıksız sürdürdü.

1959 Türkiye, tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası'na evsahipliği yaptı. İstanbul İnönü Stadı'nda oynanan 11. Avrupa Şampiyonası'nda Sovyetler Birliği şampiyonluğa ulaşırken, ay-yıldızlı takım 12. sırada kaldı. Final maçı yöneten İlhan Uyguç, Avrupa Şampiyonaları'nda final yöneten üçüncü Türk hakem oldu. Bayanlarda ilk kez Türkiye Şampiyonası yapıldı.

1961 Galatasaray, Avrupa Şampiyon Klüpler Kupası'nın ilk turunda Yunan Olympiakos'u 72-71 ve 65-55 yenerek, Avrupa Kupaları'nda tur atlayan ilk temsilcimiz oldu.

1964 İlk kez Bayan Milli Takımı kuruldu.

1966 Deplasmanlı Ligi başladı. İlk şampiyonluk sevincini İzmir ekibi Altınordu yaşadı.

1967 İlk kez düzenlenen Türkiye Kupasını kazanan takım Fenerbahce olmustur.

1967 Tunus'ta yapılan 5. Akdeniz Oyunları'nda Türk Milli Takımı, Yugoslavya ve İtalya'nın ardından üçüncü sırayı aldı.

1969 Hüsamettin Topuzoğlu, Napoli'de düzenlenen 16. Avrupa Şampiyonası'nda Sovyetler Birliği ile Yugoslavya arasında oynanan final maçını yönetti.

1971 İzmir'de yapılan 6. Akdeniz Oyunları'nda Türkiye, finalde Yugoslavya'ya yenilerek ikinci oldu.

1973 Barcelona'daki 18. Avrupa Şampiyonası'nı sekizinci sırada tamamlayan Türkiye, 1951'den sonra en iyi derecesini yaptı.

1977 Fransa'da düzenlenen Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'nda Türk Milli Takımı Şampiyonluğa ulaştı.

1981 Avrupa Şampiyonası Elemeleri (Challenge Round) İzmir ve İstanbul'da oynandı. Türk Milli Takımı, Almanya, Yunanistan ve İngiltere ile birlikte finallere katılma hakkını kazandı. İlk kez bir Türk basketbolcu (Efe Aydan) Avrupa Karması'na davet edildi. Sofya'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda Türkiye, tarihinde ilk kez şampiyonluğu kazandı.

1987 Suriye'nin Lazkiye kentinde düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda Milli Takım altın madalyanın sahibi oldu.

1990 Efes Pilsen, Avrupa Koraç Kupası'nda çeyrek finale yükselen ilk Türk takımı oldu.

1992 İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Final Four'una evsahipliği yaptı. Şampiyonluğu Yugoslav ekibi Partizan kazandı.

1993 Efes Pilsen, Avrupa Kulüpler Kupası'nda finale kadar yükselerek Türk basketbolunun başarı çıtasını yükseltti. Torino'da oynan final maçında Yunan Aris, Efes Pilsen'i 50-48 yendi. Türk Milli Takımı, 12 yıl aradan sonra katılma hakkını kazandığı Avrupa Şampiyonası'nda İtalya ile birlikte dokuzuncu sırayı paylaştı. Türkiye, Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'na evsahipliği yaptı. (Trabzon, Giresun ve Samsun)

1995 Avrupa Kulüpler Kupası finali, İstanbul Abdi İpekçi spor Salonu'nda oynandı ve kupayı İtalyan Benetton kazandı. Ünlü basketbolcu Magic Johnson'un da yer aldığı "Magic All Stars" takımı İstanbul'a geldi.

1996 Efes Pilsen, Koraç Kupası'nı kazanarak Avrupa'da kupa sevinci yaşayan ilk Türk takımı ünvanını aldı. Türkiye, 3. Avrupa Ümitler Şampiyonası'na evsahipliği yaptı. İlk Eurostars organizasyonu, İstanbul'da yapıldı.

1997 Türk Milli Takımı, Barcelona'da yapılan 30. Avrupa Şampiyonası'nda sekizinci sırayı alarak 24 yıl sonra en iyi derecesine ulaştı. Bayan Milli Takımı, Bari'de yapılan Akdeniz Oyunları'nda gümüş madalya kazandı. Ümit Milli Takım, Avustralya'da düzenlenen Dünya Ümitler Şampiyonası'nı altıncılıkla noktaladı. Tofaş, Koraç Kupası'nda finale yükselerek, Efes Pilsen'den sonra Avrupa'da final oynayan ikinci Türk takımı oldu.

1998 Türkiye, Eskişehir, Kütahya ve Bursa illerinde düzenlenen Avrupa Genç Bayanlar Şampiyonası'yla ilk kez bayanlarda bir Avrupa Şampiyonası'na evsahipliği yapmış oldu. İtalya'nın Trapani kentinde yapılan 4. Avrupa Ümitler Şampiyonası'nda Türkiye üçüncü sırayı aldı ve bronz madalya kazandı.

1999 Fenerbahceli İbrahim Kutluay Euro League sayı kralı olmustur

1999 Galatasaray Bayan Takımı, Final Four'a yükselerek, Türk basketbolundaki gelişmenin yalnizca erkek takımlarıyla sınırlı olmadığını kanıtladı. Türkiye, Slovenya'da yapılan Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'nı üçüncülükle noktaladı. Türk Milli Takımı, 31. Avrupa Şampiyonası'nda bir önceki turnuvada olduğu gibi sekizinci sırayı aldı.Mirsad Türkcan NBA tarihinde oynayan ilk Türk basketbolcu oldu.

2000 Efes Pilsen Euro League'de de Final Four'a yükselerek Türk basketbolunda yıllardır özlenen bir başarıya imza attı.

2002 Türk Milli Takımı, 12 Dev Adam, bir ilki gerçekleştirerek ülkemizde yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda (EuroBasket 2001) Yugoslavya’ya karşı final oynadı.

2005 Avrupa Basketbol Şampiyonası Eleme Maçında mücadele eden 12 Dev Adam, dördüncü maçında Almanya'ya 66-57 yenilerek elendi

2005 Fenerbahce Avrupa Kupalarında hem bayanlarda hem erkeklerde Final Four oynayarak büyük bir basarıya imza attı

2006 Türkiye Fiba'nın belirlediği ekstra kontenjan haklarından birini kazanarak Japonya'da düzenlenecek olan Dünya Basketbol Şampiyonasına katılamaya hak kazandı.

2006 Türkiye Japonyada düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonasında 6. oldu

PS3

EA Sports

Pepsi

Pepsi, 1913 yılında ABD'de açılmış olan kola üretim ve pazarlama şirketidir.Coca-Cola ile birlikte dünya kola pazarının lideridir. Amerika'nın Kuzey Karolina eyaletinde doğan Caleb Bradham tarafından bulunmuştur. Kimyacı olan Caleb Bradham Pepsi'yi sindirime yardımcı olması amacıyla geliştirmiştir. İlk olarak 1893 yılında "Brad'in İçeceği" adıyla piyasaya sürülmüştür. Bradham 1898 yılında rakibinden 100 dolar karşılığında "Pep Cola" ticari ismini satın alarak kullanmaya başlamıştır [1]. Bir süre sonra da içeceğin ismi Pepsi Cola olarak değiştirilmiştir. Pepsi isminin içeceğin sindirimlere yardımcı olan pepsin enzimlerinden geldiği sanılmaktadır [2]. 1906 yılında Amerika Gıda Enstitüsünün içecek içerisinde zararlı bir madde olmadığını görmesiyle satışı serbest bırakılmıştır. Artan talebin de etkısıyle ilk şişeleme fabrikaları Kuzey Karolina eyaletinin Durham ve Charlotte kentlerinde kurulmuştur. Bugün dünyanın bir çok ülkesinde şişeleme ve üretim fabrikası bulunan Pepsi, hemen hemen tüm ülkelerde satılmakta ve büyük bir pazar payına sahiptir

DIGITURK

DIGITURK, yüksek çözünürlüklü (High Definition-HD) yayınlar için geri sayıyor…

İlk defa 1995 yılında bundan 11 sene önce, Telepati dergisinin 1. sayısının 17 ve 18. sayfalarından size duyurduğumuz yeni TV teknolojisi, sonunda ülkemizde.

1968 yılında Japon NHK televizyonunun devlet desteği akarak 1 milyon Dolar'lık bir bütçe ile başlattığı ARGE faaliyetleri, 1980'lerin ortalarına gelindiğinde ABD'de UHF bandının üst frekanslarında kullanımı gündeme gelmişti. Gezici radyo istasyonlarının kendi kullanımlarında olan bu bölümün HDTV için kullanılmasına karşı çıkması üzerine beklemeye alınmıştı. 1987 de 58 yayıncının bir araya gelerek oluşturduğu, Gelişmiş Televizyon Yayınları Danışma Kurulu çeşitli çözüm önerileri getirdi ve nihayet 1988'de EIA-Elektronik Sanayi Topluluğu ve ATTC-Geliştirilmiş Yayınlan Test Merkezi sistem standartlarını belirledi. 1990 sonunda, bir konsorsiyum kuruldu. Guruba MIT ve GI'dan büyük destek geldi. Japon NHK ile ortak çalışmalar başlatıldı. AT&T, National Broadcasting Co., Electronics North America Corp., Philips, The David Sarnoff Research, New York City, Princeton, NJ, Thomson Consumer Elec., Indianapolis Ind., Zenith'den oluşan gurup 1993'de “Büyük İttifak”ı oluşturdular. Bu ortaklığın tek amacı; daha iyi bir sayısal sistemin geliştirilerek (HDTV) standart kabul edilmesini sağlamaktı.

HD yayın teknolojisini önümüzdeki yıl içinde izleyicileri ile buluşturacak olan DIGITURK, bu yayınları sunabilmek için gerekli altyapı çalışmalarını tamamlamak üzere… Tüm iletişim ağını HD yayınlarına yönelik olarak yenileyen DIGITURK, özel Digikutular sayesinde üyelerine, HD yayın kalitesiyle beraber diledikleri programları kaydedebilme ayrıcalıklarını da sunacak. DIGITURK, HD teknolojisini ve bağlantılı diğer hizmetlerini 5-10 Eylül tarihlerinde Bilişim Fuarı'nda tanıtacak.

7 yıldır, Türkiye'nin ilk ve tek sayısal platformu olarak faaliyet gösteren DIGITURK, TV izleme alışkanlıklarını değiştiren yenilikleri ile Türk TV izleyicisine ayrıcalıklar sunmaya devam ediyor. Dünyada giderek yaygınlaşmaya başlayan HD yayın teknolojisini 2007 itibariyle sunmaya başlayacak olan DIGITURK, HD yayınları gerçekleştirmeye olanak sağlayacak gerekli donanımla ilgili çalışmalarını yapıyor. HD uyumlu TV alıcılarla beraber kullanılarak HD yayınları izleme imkanı verecek özel DIGIKUTU'lar, yüksek çözünürlüklü (1080i veya 720p) yayın almanın yanısıra, çok farklı fonksiyonları da birlikte taşıyacaklar. İzleyicilerin en çok ilgisini çekecek özellik ise, PVR (Personal Video Recorder) olarak adlandırılan kişisel kayıt sistemi. Bu sistemle izleyiciler, diledikleri programları seçip sayısal ortamda kaydederek diledikleri zaman izleyebilecekler, kendi kişisel TV'lerini yaratabilecekler.

DIGITURK, HD yayınları öncelikle bazı özel sinema, futbol, belgesel gibi kanallarında gerçekleştirecek ve zaman içinde HD kalitesini diğer kanallarına da taşıyacak.

İlk kez Fuar'da sunulacak olan HD, PVR ve birçok diğer yenilikle DIGITURK, teknolojiyi en iyi kullanan medya şirketi olarak Türk TV alışkanlıklarında yepyeni bir dönem başlatıyor. Teknolojik gelişmelerin, medya teknolojileri alanında da kullanıcılara sürekli yenilikler sunduğu günümüzde, siyah – beyaz yayınlardan renkliye geçişten daha önemli bir gelişme sayılan ve medya teknolojilerinde gelinen son nokta nitelendirilen HD teknoloji, DIGITURK ile Türk izleyicisiyle buluşuyor. Bugün 143 TV, radyo ve etkileşimli kanalı ile, sayısal görüntü ve ses kalitesiyle toplam 1.350.000 üyesine hizmet vermekte olan DIGITURK tüm bu yenilikleri ile çok daha fazla kişiye ulaşarak teknolojide önderlik etmeye devam ediyor.

HD nedir?

Şu anda dünyada çok popüler hale gelmeye başlayan yüksek çözünürlüklü (High Definition) yayınları alabilmek için izleyicilerin HD uyumlu alıcılara ihtiyaçları var. Şu an ülkemizde bu tip HD STB'ler satılmıyor. Çünkü herhangi bir HD yayın yok. Ancak piyasada HD uyumlu LCD ve Plazma TV'ler satılmakta. Bu görüntüleme cihazları yüksek çözünürlüklü televizyonlar olduğu için, kullanıcılar mevcut yayınları seyrederken doğal olarak kusurlar görüyorlar ve rahatsız oluyorlar. Bu yeni ürün sayesinde bu televizyonlara yönelik hazırlanan HD içerikler alınabilecek. Böylece bu tip yüksek çözünürlüklü televizyona sahip olan izleyiciler, Bu kutularını yine yüksek çözünürlük uyumlu görüntü cihazlarına bağlayıp, mevcut yayınla karşılaştırılamayacak kadar net görüntü elde edebilecekler. Şu anda göremedikleri detayları, HD yayında görebilecekler. Digiturk önümüzdeki sezonda Türkiye Süper Ligi maçlarının bir kısmını HD yayınlamaya başlayacak. Zamanla bütün yayın HD'ye çevirilecek. Böylece futbol keyfi de katlanarak artacak.

HD içeriği sadece futbolla kısıtlı olmayacak. Belgesel, film, spor HD kanalları da olacak. Bu içerikler yüksek çözünürlüklü (1080i veya 720p) yayınların yanı sıra, 5+1 Dolby sayısal ses verebilecek. Müşterilerimiz PVR'larında bulunacak sayısal ses çıkışından amfisine bağlayarak 5+1, 7+1 ‘surround' ses alabilecek. Aynı DVD'de olduğu gibi.

Digiturk ve HDTV

Bakın Digiturk yetkilileri yeni sistem için neler anlatıyorlar:

“DIGITURK olarak çok etkin bir şekilde PVR ürünümüzü hazırlama yoğunluğu içerisindeyiz. Ürün, içinde barındırdığı teknolojiler; fonksiyonlar düşünülürse, bu özellikleri barındıran dünyada ilk ürünlerden biri olacak. TV izleme alışkanlığı devrimsel bir şekilde değişecek. 2007 yılının ilk yarısında DIGITURK PVR'ı hazır etmiş olacağız. Müşterilerimiz bu ürünü kullandıktan sonra bir daha eski TV izleme alışkanlığına dönemeyeceğine çok eminiz. Ürünün içerisindeki tüm fonksiyonları tek tek vermek yerine, hepsini aynı kutuda topladık, üyelerimizin taleplerini tüm bu ürünler için tek bir çözümde tek bir harcama noktasında birleştirdik.

Gerek PVR kutusunun içindeki gerekse merkezimizdeki teknoloji sayesinde, üyelerimizin izleyeceği yayını kaçırma derdi olmayacak. Ayrıca, yayın akışına göre kendini ayarlamak zorunda da kalmayacak.

Üyelerimiz izlemek istediği içeriği, sadece yayınladığı saatlerde seyretme bağlılığından kurtulacak, kendisinin istediği saatte izleyebilecektir. Artık bir program başladığında, TV'nizin başında beklemek gibi bir zorunluluk, akşam dışarı çıkma programınızı iptal etme gibi durum olmayacak. Kayıttan izlerken istemediğiniz sahneleri ileri sarmak imkanı olacak. Aslında bir anlamda şu anki pasif izleyici konumundan, aktif ve özgür izleyici konumuna geçiyorsunuz. İstediğiniz zaman istediğiniz içeriği seyretme özgürlüğüne kavuşuyorsunuz. Bunun TV izleme alışkanlığında bir devrim yaratacağını düşünüyoruz.

Türkiye'de televizyon evlerin en büyük eğlence aracı. Çok televizyon izleyen bir ülkeyiz ve buna karşılık da çok fazla kanalımız bulunuyor. Bu kanallar birbirlerinle rekabet için aynı saatlerde aynı türden programlar yayınlıyorlar. Üyelerimiz, izlemeyi tercih ettiği kanalı seçerken daha sonra izlemek istediği iki programı, iki ayrı kanalda kayıt da yapabilecek. Başka bir zaman diliminde bu kaydı izleyebilecek. Bunu evde bulunmasalar bile ve hatta GSM telefonu ile de yapabilecekler. Yani, evde değilim ancak DIGITURK'te aslında izlemek istediğim programı önceden bilemesem de, sonunda farkına varıp kısa mesaj ile kayıt etmeye başlatıp, sonraki günlerde izleyebileceğim.

DIGITURK'te ayrıca tematik kanallar da birden çok. Örneğin 5 haber kanalı var. Ülkemizdeki bu durumun PVR'ın sağlayacağı imkanlara rağbeti arttıracağına inanıyoruz. Dünyadaki istatistiklere göre PVR, TV izleme süresini %20 ila %50 arttırıyor. Bunun yayıncıların çok işine geleceği kesin.

Piyasada esasında PVR diye satılan ürünler mevcut. Ancak bunlar DIGITURK gibi operatörlerin desteği olmayan ürünler. Bu tip ürünleri senelerdir kullandığımız video kaset kaydedicilerin sayısal sürümleri olarak görebiliriz. Bu yüzden dünyada bu tip ürünler daha çok Sayısal Video Kaydedici (DVR) olarak adlandırılıyorlar. Bizim ürünümüz; barındıracağı özellikler sayesinde mevcut piyasada PVR adında satılan ürünlerden çok farklı, gelişmiş ve daha çok kişisel olacak.


PVR'lar; fiziksel olarak kutu içinde sabit disk bulunduran gelişmiş bir sayısal uydu alıcısı. Ancak içerdiği yazılımlar, bunları çalıştırabilen kutu donanımı ve en önemlisi şirketimizin merkezinde kuracağı sistem sayesinde ürün çok farklı iş modellerini destekleyen, mevcutta sahip olmadığımız birçok ayrıcalığı yaşamamıza imkan sağlayan bir hizmet haline dönüşmektedir. Ayrıca, zaman içerisinde geliştirdiğimiz yeni özellikleri, bu abonelerin PVR'larına havadan yükleyebileceğiz. Böylelikle müşterilerimiz yeni bir kutu satın almadan bu yepyeni özelliklerden faydalanabilecekler.

Kişisel Video Kaydedici'nin hayatımızı değiştirecek özelliklerinin en başında, o anda izlenen televizyon programının durdurup yeniden başlatabilmesi yer alıyor. Örneğin bir maçın, çok heyecanlı bir anında telefon çalıyor veya bebeğiniz ağlamaya başlıyor, o anda yayını durdurup işiniz bittiğinde kaldığınız yerden başlayabiliyorsunuz. Ayrıca kaçırdığınız bir sahneyi tekrar seyretmek için geriye almanız mümkün. Bu özellik PVR kutu içerisindeki hard disk kapasitesinin bir kısmının o an seyredilen kanalın otomatik olarak kaydedilebilmesi için ayrılmasıyla sağlanıyor. Kullanıcı yeni bir kanala geçtiğinde artık yeni kanaldaki içerik otomatikman kaydedilmeye başlıyor. Bu temel 2 PVR özelliğinin bile yaşamımızda çok büyük farklılık getireceği kanısındayım.”

“Digitürk PVR'ı 250GB kapasitesinde bir sabit disk barındıracak. Bu kapasitenin bir kısmı biraz sonra anlatacağım VOD servisine ayrılacak. Geri kalan kısıma müşteri kayıtlarını yapabilecek. Kullanıcı bir kanalı kaydederken başka bir kanalı seyredebileceği gibi, evde yokken aynı anda iki kanalın kaydını yapabilecek. PVR sayesinde TV izleyicisi istediği hiç bir programı kaçırmayacak.

Abonemiz sadece bizim ürünümüzde çok gelişmiş bir Program Rehberi'ni (EPG) kullanabiliyor olacak. PVR kullanıcıları, istediği zaman kumandasından EPG tuşuna basıp bütün kanalların minimum 1 haftalık yayın akışını görebilecek, bunlar hakkında şimdi olduğundan daha detaylı bilgiye ulaşabilecek, hatta bu programlardan istediğini kaydetmek için tek tuşa basarak PVR'ını ayarlayabilecek.

Buna ek olarak Lost, Alias gibi dizilerin her bölümünü otomatikman kayıt edilmesi de kolayca mümkün olacak. Böylece PVR kullanıcısı asla hiçbir programı kaçırmayacak. “Asla program kaçırma” bizim bu ürünün jenerik tanıtımlarından biri olacak. Gerçekten de müşterilerimizi hiçbir programı kaçırmaması için bütün teknolojileri uygulamaya çalışıyoruz. Örneğin akşam evinize gidemeyeceksiniz, şehir dışındasınız ve akşam çok seyretmek istediğiniz bir programın olduğunu öğrendiniz. “PVR'ımı ayarlayamadım” diye üzülmenize gerek yok. GSM telefonunuzdan KM-Kısa Mesaj atarak, PVR'ınıza o programı kaydetmesini sağlayabileceksiniz.

Kayıtlı yayını seyrederken müşteri, aynı DVD oynatıcılarda olduğu gibi ileri, geri sarabilecek, durduracak, yavaş oynatacak, bir daha programın istenen yerine dönebilmesi için yer imgesi koyabilecek. Mevcut bazı DIGITURK kanallarında birden çok dil seçenekleri yer almaktadır. Kişisel Video Kaydedici bu dil seçeneklerini de kaydedebilecek ve kayıttan izlerken de değiştirilmesine imkan sağlayacak. Biliyorsunuz ağustos ayında üyelerimiz altyazı özelliğini kullanmaya başlayacaklar. PVR bu alltyazıları da kaydedecek. Özetle abonemiz yayın akışından izlerken hangi özellikleri kullanabiliyorsa, kayıttan da aynılarını kullanabilecek.

Şu anda dünyada çok popüler hale gelmeye başlayan yüksek çözünürlüklü (High Definition) yayınları alabilmek için izleyicilerin HD uyumlu alıcılara ihtiyaçları var. Şu an ülkemizde bu tip HD STB'lar satılmıyor çünkü herhangi bir HD yayın yok. Ancak piyasada HD uyumlu LCD ve Plazma TV'ler satılmakta. Bu cihazlar yüksek çözünürlüklü televizyonlar olduğu için mevcut yayınları seyrederken izleyiciler doğal olarak kusurlar görüyorlar ve rahatsız oluyorlar. Bu yeni ürünümüz sayesinde bu televizyonlara yönelik hazırlanan HD içerikler alınabilecek. Böylece bu tip yüksek çözünürlüklü televizyona sahip olan izleyiciler, Bu kutularını yine yüksek çözünürlük uyumlu görüntü cihazlarına bağlayıp, mevcut yayınla karşılaştırılamayacak kadar net görüntü elde edebilecekler. Şu anda göremedikleri detayları, HD yayında görebilecekler. Burada bu fırsatı kullanarak, okuyucuların çok sevineceği bir haber de vermek istiyorum. DIGITURK, önümüzdeki sezonda Türkiye Süper Ligi maçlarının bir kısmını HD yayınlamaya başlayacak zamanla bütün yayın HD'ye çevirilecek. Böylece futbol keyfi katlanarak artacak.

HD içeriğimiz sadece futbolla kısıtlı olmayacak. Belgesel, film, spor HD kanallarımız da olacak. Bu içerikler yüksek çözünürlüklü (1080i veya 720p) yayınların yanı sıra, 5+1 Dolby Sayısal ses verebilecek. Müşterilerimiz PVR'larında bulunacak sayısal ses çıkışından amfisine bağlayarak 5+1, 7+1 surround ses alabilecek. Aynı DVD'de olduğu gibi.

Çok inandığımız ve bizi çok heyecanlandıran başka bir hizmet ise Film Kiralama (Push VOD) hizmeti. Bu hizmetin üyelerimizi ilk günden itibaren kendilerine bağlayacağını düşünüyoruz. Biz Push VOD servisine DVD Kiralama Dükkanı da diyebiliriz. Şu anda DVD dükkanlarından nasıl DVD kiralayabiliyorsak, bunu PVR'dan da yapabiliyor olacağız. Kullanıcı DVD dükkanına gitmeden oradaki tecrübenin aynısını hatta daha fazlasını PVR'ları sayesinde yaşayacaklar. EPG'de filmler ve oyuncular ile ilgili detaylı bilgiler, fragmanlar, posterler hepsi yer alacak.

Bu servisin çalışma şekli, müşterilerin PVR'larında sabit disklerinin bu servis için ayrılmış bölümüne filmler gönderilmektedir. Ürünümüzde 3 tuner olacak ve 1 tuner bu gönderim için kullanılacak. Müşterilerimiz bir yandan TV izlerken farkında olmadan film listesi yeni filmlerle güncellenecek. Eğer Amerika'daki halihazırda Moviebeam servisini bilen varsa, bizim Push VOD servisini daha iyi anlayabilir. PVR'ımız HD MPEG4 uyumlu bir ürün olacağından, Push VOD film listemizde HD filmler de olacak. Böylece Türkiye'de bir ilki daha gerçekleştirmiş olacağız. PVR abonelerimiz, Push VOD servisi sayesinde HD içerik izleme keyfini yaşamaya başlayabilecekler.

Abone istediği filmi istediği saatte, “İzle ve Öde” mantığıyla izleyebilecek. Müşteri filmlerin fragmanlarını, film kartını, en çok izleme bilgilerini, yeni gelecek filmleri, geliştirilecek etkileşimli uygulamalar sayesinde görebilecek, film adı, aktör/aktris adına göre sıralama yapabilecek ve istediği temaya göre filmleri kategorik bir şekilde görebilecek ve seçimini yaptığı anda bir kaç tuş ile filmi satın alıp izlemeye başlayabilecek. Müşteri satın aldığı filmi 24 saat içerisinde istediği kadar izleyebilecek.

Ayrıca sisteme yapılacak geliştirmelerle, müşterilere 3 film alana 1'i bedava, ikinci kez 24 saatlik seyretme hakkı için %50 indirim tarzında değişik iş modelleri sunulabilecek.

Kısacası DIGITURK sahip olduğunuzda önünüze 150'ye varan kanal seçeneğini çok gelişmiş EPG ile bu kanallarda istediğinizi gerek tema bilgisi ile gerekse oyuncu bilgisi ile arayarak seyretme sansına sahip olacaksınız. Bu seçeneklerden istediklerinizi gerek evde başka bir programı seyrediyor olduğunuz için veya evde olmadığınız için seyredemediğiniz programları kayıt ettirebileceksiniz. Tüm kayıtlarınızı görüp kaçırdıklarınızı veya kaydettiklerinizi yine çok gelişmiş bir program rehberi ile görüntüleyip, izleme şansına sahip olacaksınız. Aynı zamanda bu iki seçeneğin dışında da DVD'nizi yine gelişmiş program rehberinden seçip (son vizyona giren filmler, çocuk filmleri, dramalar, Julia Roberts'in oynadıkları vb.) fragmanı izleyip ve en son hangi izleme yöntemi ile izleyeceğinize karar verip (tüm haftasonu veya sadece o gün vb. gibi…) o anda satın alma şansını bulacağız. Üstelik bu programların bazılarını HD görüntü ve ses kalitesi ile izleyebileceğiz. Aynı zamanda HD yayınlarını da başlatmış olacağız.

Tüm bu seçenekler ile evde geçireceğimiz zamanın kalitesini en üst seviyeye çıkartacağız. “DIGITURK seyretmek” deyince, akıllara artık başka bir şey gelecek. Gerçekten izleyicilerimiz, üyelerimiz TV seyretmeyecek. DIGITURK seyredecekler ve onların canı ne seyretmek istiyorsa, onu seyretmeleri bizim için en büyük öncelik.

JVC

Kurulduğu 1927 yılından buyana JVC, tüm dünyada ulaşılan en son teknolojiyi temsil eden, üstün performanslı ve yüksek kalitede ürünler sunmaktadır.

Yüksek teknoloji ile audio ve görsel ürünler üreten JVC'nin dünya çapındaki kurumsal hedefi; tüm faaliyetlerinde, iş planlaması, araştırma-geliştirme, üretim, satış ve satış sonrası servisini global olarak, verimli bir şekilde sürdürmektir.

JVC'nin misyonu ise; JVC'yi uluslararası platformda üstün performansa sahip, global bir şirket olarak benimsetmek ve tüm dünyada toplumların ve kültürlerin kaynaşmasına katkıda bulunmaktır.

2002 Nisan ayı sonu itibariyle yaklaşık cirosu 8 milyar dolar olarak açıklanan JVC, bünyesinde 9.399 kişiyi istihdam etmektedir. JVC'nin Amerika/ Avrupa/ Asya, Afrika ve Orta Doğu olmak üzere üç ayrı bölgede fabrikaları, servis merkezleri, kendisine ait veya distribütör olarak faaliyet gösteren satış pazarlama kanalları bulunmaktadır.

Yarım yüzyılı aşkın bir süre önce, 1939 yılında, Japonya’nın ilk televizyonunu pazara sunan JVC’nin, görsel ve multimedya konusunda imza attığı teknolojik yenilikler, elektronik sektörünün tarihinde önemli kilometre taşlarını oluşturmuştur.

Sunduğu ilklerle dünya elektroniğini yönlendiren JVC'nin yarattığı en son teknolojik yeniliklerden bazıları ise D-VHS formatı ve HDD Hard Disc Drive Video donanımıdır. D-VHS, düşük maliyeti ve muazzam hafıza kapasitesiyle; HDD ise hard disc kaydı ve super VHS kaydı için pek çok olanağı entegre etme özelliği ile dikkat çekmektedir.

JVC'nin yüksek performansı; tartışılmaz ürün kalitesi, hızlı üretim ve üstün verimlilik prensipleri ile hayata geçmektedir. Dünya çapında tanınan JVC markasının bu performansı, software ve hardware'de ürün devamlılığının garantisini oluşturmaktadır.


JVC'nin dünyada FİFA 2002 Dünya Kupası, JVC Jazz Festivali, JVC Tokyo Video Festivali JVC'nin sanata, müziğe, spora verdiği önem ve destekleri simgeleyen örneklerdir.

Minyatürleşmiş teknolojilerle, yenilikçi ve özgün bir perspektifle gelişmesini sürdüren JVC, yeni jenerasyon ürünleriyle, yüksek performansta, global düşünüş ve fikirleri benimseyen bir kuruluş olmaya devam edecektir.

Good Year

Markanın Tarihçesi

 

Goodyear Tire & Rubber Company, Frank Seiberling'in şirketin ilk fabrikasını kayınbiraderinden aldığı borç ile satın alması ile 1898 yılında kuruldu. Kauçuk ve pamuk, dünyanın diğer yarısından getiriliyor ve sadece sınırlı demiryolu ulaşımı olan ücra bir kasabaya taşınıyordu. Seiberling şirketin adını vulkanizasyonun mucidi, cesur öncü, Charles Goodyear'ın adından aldı. Ayrıca, şirketin geçmişi ile sembolik bağlantı kuran ‘winged foot-uçan ayakkabı'yı da tescil ettirdi.  

Kauçuk şirketinden...

Goodyear üretim hattı, sadece 13 işçi ile, bisiklet, at arabası lastiği, at nalı destekleri ve poker fişleri üretmeye başladı. Faaliyetinin ilk ayının sonunda, satışlar 8.246 dolar oldu. 1898 yılındaki ilk bisiklet lastiğinden itibaren, Goodyear dünyanın en büyük lastik şirketi olma doğrultusunda hızla yol aldı ve 1916 yılında "Goodyear lastikleri ile, benzerlerinden çok daha fazla kişi seyahat ediyor" sloganı kabul edildi. 1926'da dünyanın en büyük kauçuk şirketi olmuştu.


... global markaya

Bu efsanevi ilk yıllar, şirketin her alanında ve müşterileri ile ilişkilerinde kendini hissettirmeyi daima sürdürdü. Bugün de Goodyear global markasına baktığınızda, binlerce önemli gelişme, icat, yeni keşif, ilkler ve yeri yerinden oynatan gelişmelerde, şirketin kurucularının kararlı, yenilikçi ve ayağı yere basan karakterlerini görebilirsiniz.

Bugün, Goodyear, altı kıtadaki varlığı, yılda 15 milyar dolarlık satış cirosu ile  dünyanın en büyük lastik şirketidir. Goodyear markalı lastiklerin yanısıra, Dunlop, Kelly, Fulda, Lee, Sava ve Debica gibi itibarlı markaları üretmektedir. Lastik harici faaliyetleri, birçok otomotiv ve endüstriyel pazara kauçuk ürünleri ve polimerler tedarik etmektedir. 

Adworks » Ağustos Reklam Ajansı » Ajans Ultra » Ali Taran Creative Workshop » Altıncı Duyu » ARD Reklam Yapım ve Danışmanlık » Art Grup » Artcom » Artistik Hizmetler Film Prodüksiyon ve Reklam Ajansı » Ayda Reklamcılık » Ayna Sanat Yapım Evi Medya ve Prodüksiyon Hiz.Ltd.Şti » Biyer Reklam ve Internet Hizmetleri » Bozell Poyraz Reklamcılık » Bumerang Entegre İletişim Ajansı » Carat Medya ve İletişim » Cenajans Grey » CreatHane » DPN design » Elan Altavia » Karşıt Nokta Reklam Hizmetleri » Klan Euro RSCG İletişim » Fikir Merkezi Reklamcılık » Foote Cone & Belding İstanbul » Galen Creative & Interactive Solutions » Gelişim Creative » Gift Ajans » Hayalüstü Tasarım Fabrikası » İlancılık Reklam Ajansı » Inter Media Reklamcılık Filmcilik » İvme Marketing » Levent Özdemir İletişim ve Reklam Hizmetleri » M.A.R.K.A » Markom Leo Burnett » Mavi Tanıtım » Medina & Turgul DDB »
MGemini Creative Works
» Mia Tanıtım » Oda Reklam » Omni Reklam » Rafineri Reklamcılık » Rekta Reklam ve Tanıtım Hizmetleri » Rpresenter » Tequila/İstanbul » Safari »
Sanajans Reklamcılık
» Serdar Kutlu Creative Workshop » Sniper Channel » Snipers Workshop Creative Boutique » Statü Reklam » Taktik İletişim Danışmanlık » Team reklamcılık » TBWA » Tür Tanıtım Reklam » VCC » Yordam Ajans » Assist İletişim Danışmanlığı » Bersay Stratejik İletişim Danışmanlığı » Bluechip İletişim » Etica İletişim Danışmanlık » Global Tanıtım » İmage Halkla İlişkiler » Mercek Halkla İlişkiler Ajansı » Misyon Tanıtım » MPR Pazarlama Halkla İlişkiler » Orsa Stratejik İletişim Danışmanlığı » Procon Gfk Araştırma ve Planlama » PRNet Medya Analiz, Ölçümleme ve Değerlendirme » Team İletişim ve Danışmanlık » Toksü ve Chase Halkla İlişkiler » The Willard Group İstanbul » Zarakol İletişim Hizmetleri » MostlyNet Web Danışmanlık » Local Time » Jingle Mingle